
Kadıköy’deki barış mitingine çağrı: Alanlarda olalım
- 09:01 29 Ağustos 2025
- Güncel
İSTANBUL - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çağrısının yarattığı umut ve heyecanla 31 Ağustos’ta Kadıköy’de gerçekleştirecekleri mitinge çağrı yapan siyasetçiler, “Çağrıya sahip çıkmak için alanlarda olmamız gerekiyor. Herkesi barıştan yana söz kurmaya çağırıyoruz” diyerek halklara seslendi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ile başlayan süreçle beraber barışın aciliyeti tüm kesimlerin tartıştığı bir ortamda 1 Eylül Dünya Barış Günü, halklar tarafından karşılanıyor. Diğer yıllardan farklı bir anlam atfedilen 1 Eylül’e Newroz coşkusuyla gidiliyor. Bu kapsamda Türkiye ve Kürdistan kentlerinde çeşitli etkinlikler, mitingler gerçekleştirilecek. Bu mitinglerden biri de İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri öncülüğünde 31 Ağustos’ta Kadıköy'de bulunan Rıhtım Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Binlerin katılımı beklenen mitinge ve 1 Eylül’e dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul il yönetiminde yer alan Öykü Dilara Keskin ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Koordinasyonu üyesi Sare Altay aktarımda bulundu.
‘Militarizme karşı kadın mücadelesi büyüdü’
Militarizmin etkisinin her alanda olduğunun altını çizen Öykü Dilara Keskin, savaş politikaları ile kadınlara verilmeye çalışılan gözdağına karşı kadınların mücadelelerini büyüttüğünü dile getirdi. Öykü Dilara Keskin, “Ekin Wan'ın bedenini teşhir ederek aslında kadınlara bir mesaj verilmek istendi ama kadınlar daha güçlü bir şekilde, daha örgütlü bir mücadele ile bunu püskürttü. Kadınlara yönelik de büyük bir savaş açılmış durumda ama çaresiz olmadığımızı da biliyoruz. O yüzden de kadın özgürlük mücadelesini büyütmeye çalışıyoruz. En son Diyanet'in fetvası da kadınların kazanılmış haklarına bir saldırıydı ama biz buna karşı yine mücadelemizi büyüterek erkek egemen zihniyetin bizi susturmaya çalışmasına karşı sesimizi daha çok yükselteceğiz. ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesini yaşamsallaştırmaya çalışıyoruz” dedi.
‘Çağrının verdiği umutla alanlarda olacağız’
“Büyüyen mücadele ile beraber 1 Eylül'ü karşılıyoruz” diyen Öykü Dilara Keskin, “1 Eylül kapsamında DEM Parti Kadın Meclisi olarak, yaşadığımız sürecin de önemine dikkat çekmek için kadın barış zinciri eylemleri düzenliyoruz. DEM Parti olarak İstanbul'un 3 bölgesinde çeşitli halk şölenleri, bildiri dağıtımları ve halk buluşmalarıyla 1 Eylül'ü karşılamaya hazırlanıyoruz. Devletin adım atması için de alanlarda olacağız ve devletin sorumluluklarını hatırlatacağız. Bir meclis komisyonu oluşturuldu ama o meclis komisyonunda bile Kürtçe diline bir tahammülsüzlük geliştirildi. Biz bu şeyi kabul etmiyoruz. Kürt halkına yöneltilen tahammülsüzlüğe karşı da alanlarda olacağız. Gerçekten onurlu bir barışın inşası için alanlarda kadınlarla, tüm renklerimizle var olacağız. Kadın cinayetlerine karşı da alanlarda olacağız. Savaşa yatırılan bütçe nedeniyle halkın yoksullaşmasına karşı da alanlarda olacağız. Kastık katil zihniyete karşı demokratik bir toplum için alanlarda olacağız. Kadınlar olarak da savaşın bizi yok etmesine karşı barışı savunmak, barışa olan özlemimizi dile getirmek için alanlarda olacağız. 27 Şubat çağrısını sahiplenmek için bu barışa ses vereceğiz ve barışı biz kadınlar inşa edeceğiz. Sayın Öcalan’ın çağrısı bizlere öyle bir umut verdi ki biz bu çağrının bize verdiği umut ve heyecanla ‘demokratik bir toplum için barışa ses veriyoruz’ şiarıyla alanlarda olacağız. 1 Eylül'e büyük bir umutla, büyük bir heyecanla gidiyoruz. Bu çağrıya sahip çıkmak için 1 Eylül'de olacak bütün etkinliklerde olmamız gerekiyor” çağrısını yaptı.
Kadınların birleşen sesi barış diyor
Savaşın her alanı etkilediğini dile getiren Sare Altay, ancak en çok kadınlar ve çocukların hedefte olduğunu belirtti. Sare Altay, “Savaşla beraber göçe zorlanan kadın birçok şeye maruz kalıyor, aynı zamanda tekrardan yaşamını kurmak için bir erkeğe göre daha çok mücadele veriyor. Üstündeki yük iki kat daha artıyor. Diğer yandan savaşla beraber ekonomik kriz derinleşiyor, bu da kadını etkiliyor. Kadına ve topluma ayrılması gereken bütçe savaşa ayrılıyor. Kadınlar iş alanından uzaklaştırılıyor çünkü erkek egemen dünyada erkeğe öncelik verildiği için kadına daha çok eve hapis kalması, çocuğuna bakması gerektiği söyleniyor. Savaştan en çok etkilenen insanlar tabii ki barışı en çok isteyen insanlar oluyor. Topluma baktığımız zaman çok çeşitli sesler duyuyoruz ama kadınlardan genelde tek ses duyuyoruz: Barış. Çünkü en çok etkilenen kesimin, en çok barışa ihtiyacı olan kesim olduğunu biliyoruz. Kürdistan ya da Türkiye’de değil, dünyanın barışa ihtiyacı olduğunu hepimizin söylemesi, haykırması lazım. Çünkü barışın olmadığı bir toplumda hiçbir şey inşa edemezsiniz. Rojava’da kadınların savaşta öncülüğünü göstermesi şunu ortaya koydu: Kadının gücü her yerde. Rojava’da kadın öncülüğünde inşanın ne kadar samimi olduğu, ne kadar insanlara yansıdığı ve ne kadar doğru ilerlediğini herkese gösteriyor. Rojava bu anlamda çok büyük bir örnek. Zihnin değişmesi lazım. Bu anlamda kadının rolü her zaman daha fazladır. Barışın, refahın, huzurun olduğu bir yaşam inşa etmek istiyoruz” dedi.
‘Barışın inşasının arkasında durduğumuzu göstereceğiz’
Geçmiş yıllardan bu 1 Eylül’ün farklı olduğunu dile getiren Sare Altay, toplumsal barışın tartışıldığı bir süreçte 1 Eylül’e gidilmesinin önemli olduğunu ifade etti. Sare Altay, “Bugüne kadar ‘barış’ diye her alanda söylüyorduk. Sesimizi her yerde yükseltmeye çalışıyorduk. Ama atmosfer buna çok uygun değildi. Fakat Sayın Abdullah Öcalan'ın açıklamasıyla beraber artık şu ortaya çıktı: Herkesin barışa ihtiyacı var. Sadece Türkiye coğrafyasında değil, dünyadaki değişen savaş koşullarından kaynaklı her parçanın barışa ihtiyacı var. Savaş düzenini değiştirmemiz lazım. O yüzden 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü, hem bu barış inşasının arkasında durduğumuzu göstereceğimiz hem de sesimizi yükselteceğimiz bir gün olarak görüyoruz. Bu anlamda çok daha değerli, çok daha önemli. Daha refah, demokratik, insan haklarından bahsettiğimiz, kadın-erkek-doğa eşitliğinden bahsettiğimiz bir coğrafyamız olması lazım” dedi.
31 Ağustos mitingine davet
Toplumla bir araya gelişlerde açığa çıkan söylemin, barışın inşası için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yanında olduğunu söyleyen Sare Altay, tüm kesimleri 1 Eylül mitingine çağırdı. Sare Altay, “Toplumun bu mitingde yer alması, neyden yana olduklarını gösterecek. 31 Ağustos'ta Kadıköy'de Emek, Barış ve Demokrasi Güçlerinin beraber gerçekleştireceği mitingde olmak, herkesin bir sözü olduğunu gösterecek. En büyük, en değerli söz de barıştır. Savaştan en çok etkilenen kadınlar, o yüzden kadınların orada olması çok daha değerli. 31 Ağustos'ta Kadıköy'deki Dünya Barış Günü mitingine herkesi davet ediyorum” diye konuştu.