Wan’da kadınlar 25 Kasım’ı karşılıyor: Ortak mücadele alanları yaratacaklar

  • 09:11 7 Kasım 2026
  • Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız 
 
WAN - 25 Kasım kapsamında Wan ve ilçelerinde günlere yayılan etkinlik programı hazırlayan kadınlar; atölyeler, paneller, film gösterimleri, basın açıklamaları ve kitlesel yürüyüşlerle şiddetin farklı biçimlerine dikkat çekerek, mücadele ve dayanışmayı büyütecek.
 
Kadına yönelik şiddet ve şiddeti artıran en önemli etkenlerden biri olan cezasızlık politikası sürerken, kadınların buna karşı kesintisiz mücadelesi ise sürüyor. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken, kadınlar tüm kentlerde sokağa çıkmaya hazırlanıyor. 
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Meryema Aslan, Wan’daki 25 Kasım hazırlıkları ve çalışmalarına dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
Birçok eylem ve etkinlik yapılacak 
 
Kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel boyutla sınırlı olmadığını belirten Meryema Aslan, yoksulluk, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve siyasi alanda kadınlara yönelik baskıların da şiddetin farklı biçimleri olduğuna dikkat çekti. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Wan ve ilçelerinde kapsamlı bir etkinlik programı hazırladıklarını belirten Meryema Aslan; basın açıklamaları, atölyeler, paneller, film gösterimleri ve yürüyüşlerle kadın mücadelesinin sesini yükselteceklerini ifade etti.
 
Etkinliklerde kadın yoksulluğu, kadın katliamları, cezasızlık politikaları ve anadilde söz kurma hakkı gibi başlıkların ele alınacağını paylaşan Meryema Aslan, kadınların deneyimlerini paylaşabilecekleri ve ortak mücadele yollarını tartışabilecekleri alanlar yaratmayı hedeflediklerini söyledi. Meryema Aslan, tüm kadınları dayanışmayı büyütmeye ve mücadeleyi birlikte yükseltmeye çağırdı.
 
’25 Kasım, kadın mücadelesinin direniş öyküsü’
 
25 Kasım’ın yalnızca takvimde yer alan bir gün olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Meryema Aslan, 25 Kasım’ın, kadın mücadelesi tarihinin direniş öyküsü olduğunu söyledi. Kadınların sadece evde, sokakta veya aile içerisinde şiddete uğramadığını vurgulayan Meryema Aslan, “Kadınlar toplumda da bir şiddete maruz kalıyor, siyasi alanda da bir şiddete maruz kalıyor. Bunun da görünür kılınması gerekiyor. Bizler bugünü ele alırken ve bugünle ilgili çalışma ve planlamalar yaparken sadece fiziksel bir şiddeti ele almıyoruz. Erkek şiddeti ve fiziksel şiddeti görüyoruz ama bunun arka planında birçok etkeni olduğunu söyleyebiliriz. Bizler bu alanda çalışma yürüten kadınlar olarak şunu da gözlemledik ve bizzat şahidi olarak da söylüyoruz; kadınlar yoksulluk içerisinde ayrı bir şiddet sarmalının içerisinde. Siyasi alanda da ayrı bir şiddet içerisinde. Toplumsal yapı içerisinde de bir şiddet içerisinde. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin getirdiği sonuçlarla birlikte bir şiddet sarmalının içinde buluyoruz kendimizi” dedi.
 
Yarın sınır kapısında start verilecek 
 
25 Kasım kapsamında Wan'da ve ilçelerinde yapacakları eylem ve etkinlikleri aktaran Meryema Aslan, “25 Kasım için birçok planlama ve çalışma ortaya koyduk. Çalışmaları bir güne sığdırmadık. Öncelikle startımızı Saray Sınır Kapısı’nda, pazar günü saat 13.00’te gerçekleştireceğiz. Kadınlar fiziksel bir şiddete maruz kalıyor ama bu sadece görünen tarafı. Bunun görünmeyen birçok tarafı da var. İran'da olan olaylarda da neler yaşandığını görüyoruz. İran'daki kadınlar kimlikleri üzerinden hedef alınıyor. Özgürlükleri adına, bedenleri hakkında ne kadar kısıtlandıklarını da görebiliyoruz. Rojava'da yaşanan olaylarda da kadınların savaş içerisinde kendi bedenleri üzerinde söz kuramadığını ve savaş alanında kendi alanlarında göç etmek zorunda kaldıklarını görüyoruz. Şiddetin sadece tek boyutlu olmadığını, bir mekânda sınırlı kalmadığını, bir bölgede sınırlı kalmadığını, bölgesel ve uluslararası bir sorun olduğunu dile getirebilmek ve burada sesimizi yükseltebilmek için bir basın açıklaması gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu. 
 
Deneyimlerin paylaşıldığı alanlar
 
9 Kasım'da Jineoloji Dergisi'nin çıkardığı, “Şiddet ve direniş” sayısının okur buluşmasını gerçekleştireceklerini kaydeden Meryema Aslan, “Yine Gever’deki cinsel istismar davasıyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştireceğiz. Çalışmalarımızı merkezden ilçelere doğru yönelterek geniş bir kapsamda yürütmek istiyoruz. Yapacağımız çalışmalar, atölyeler, gösteriler, yürüyüşler, basın açıklamaları, film gösterimlerle birlikte geniş yelpazede bir çalışma yürütüyoruz. 25 Kasım çalışmaları içerisinde kadınların birbirleriyle tartışabilecekleri, deneyimleri üzerinde konuşabileceğimiz bir alan açmak istiyoruz. Yaptığımız deneyimler, konuşmalar, tartışmalar üzerinden ne kadar alternatif oluşturabiliriz diye bunları konuşmak istiyoruz. Atölyelerimizi bu amaçla gerçekleştireceğiz. Tüm kadınları da çalışmalara bekliyoruz. Kadın bilincinin daha fazla konuşabildiğimiz, birbirimize aktarabildiğimiz alanlarımızın ne kadar geniş olabildiğini birbirimize aktarmamız da gerekiyor” sözlerine yer verdi. 
 
25 Kasım çalışmalarında anadil önemi
 
25 Kasım’da Wan’da kitlesel bir kadın yürüyüşü gerçekleştireceklerini paylaşan Meryema Aslan, yapacakları bütün çalışmalarda anadile de dikkat çekeceklerini belirtti. Kürt kadınlar olarak anadilde eğitimin hala özgür alanlarda olmadığını belirten Meryema Aslan, “Kadınlar hâlâ mekanizmalara başvuru yaptıkları zaman sorun yaşıyorlar. Başvurularda kendilerini ifade etmek istedikleri zaman anadillerinde de rahatlıkla ifade edebilmeleri için bir alan açılmasını istiyoruz. Bu nedenle atölyelerimizi anadilde de gerçekleştireceğiz. Panellerimiz de bu şekilde olacak. Atölyeler içerisinde kadın yoksulluğuna, kadın cinayetlerine, cezasızlık politikalarına değineceğiz. Çünkü 25 Kasım içerisinde ele alınması gereken önemli konular bunlar” diye belirtti.
 
‘Birlikte sesimizi yükseltebiliriz’
 
Kadınlar olarak birlik olmanın, ses yükseltmenin ve dayanışma içerisinde olmanın görünür kılınması gerektiğini dile getiren Meryema Aslan, “Tüm alanlarda söz kurmaya devam edeceğiz. Tüm kadınları, 25 Kasım içerisine hapsolmadan, daha geniş bir yelpazede, geniş bir tarih içerisinde tüm alanlarda ve çalışmalarda görmek istiyoruz. 25 Kasım içerisinde de tüm kadınların, sokaklarda, atölyelerde, panellerde, yapabileceğimiz tüm etkinliklerde olmalarını istiyoruz. Çünkü bizler birlikte varız ve birlikte güçlüyüz. Birlikte sesimizi yükseltebiliriz. Yaşadığımız problemler, karşı karşıya kaldığımız şiddet içerisinde ne kadar birlik olabildiğimizi görmemiz lazım. Birlikte bu alanlarda dayanışmamızın daha güç kazanacağını da gösterebilmemiz için tüm kadınları bu mücadele gününe bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.